Sağlık

Türk Bilim Kadını Gözde Durmuş, Kanseri son derece ucuz ve kolay yöntemle teşhis eden bir buluş gerçekleştirdi.

Etrafımızı saran savaşlar, yıkımlar, acılar erkek dünyasının eseri desem çok mu haksızlık etmiş olurum. Bugün 8 Mart… Bir kadın yazarın bugün azıcık da olsa haksızlık etme hakkı olsun. Ve erkek dünyasının ölümü yüceltmesine inat, her gün her gün, güneşin doğuşu gibi, “elini bir suya koyar gibi”, öylesine sıradan ve öylesine mucizevi şekilde yaşamı yeniden dirilten kadınları anlatma hakkı da… 1 dolara 1 damla kanla kanser teşhisi Etrafımızı saran savaşlar, yıkımlar, acılar erkek dünyasının eseri desem çok mu haksızlık etmiş olurum. Bugün 8 Mart… Bir kadın yazarın bugün azıcık da olsa haksızlık etme hakkı olsun. Ve erkek dünyasının ölümü yüceltmesine inat, her gün her gün, güneşin doğuşu gibi, “elini bir suya koyar gibi”, öylesine sıradan ve öylesine mucizevi şekilde yaşamı yeniden dirilten kadınları anlatma hakkı da… Bence bütün kadınlar kahraman. Yerle bir olmuş ülkesinden bilmediği topraklara göç ederken çocuklarına vatan olan da, plazaların ışıltılı pencereleri arkasında bir toplantıdan diğerine topuklarına aldırmadan koşan da, üç kuruşluk bütçesiyle mükellef sofralar donatan da… Bunların hepsi biziz! Ve bunlar da biziz: Sabancı Vakfı tarafından düzenlenen ‘Hayata Yön Verenler”, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde tanışma fırsatı bulduğumuz dünyanın derinliklerinde, karadeliklerde yaşamı arayanlar, 1 dolarlık tanı kitiyle kanseri yakalayıp yaşama umut verenler, savaş alanlarında yaşama objektif tutanlar da. Dr. Gözde Durmuş gibi… Genetik doktoru Gözde Durmuş, öğretim üyesi olduğu Amerikan bilim çevrelerinde O’na dişi Aziz Sancar diyorlar. Daha 31 yaşında, farklı disiplinleri buluşturan araştırmalarıyla biyoteknoloji alanında dünyanın önde gelen dahileri arasında gösteriliyor. Özellikle akciğer ve meme kanseri alanında yaptığı buluşlarla Nobel yolunda ilerlediğine inanılıyor. 2003’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde eğitimine başlamış. Daha lisans eğitimi sırasında Harvard Tıp Fakültesi’nde önemli araştırmalarda bulunmuş. Durmuş’un araştırmaları kanser ve antibiyotik direnci gibi dünyayı tehdit eden sağlık problemlerinin erken teşhisinde uygulamaları üzerine yoğunlaşmış. Meme kanserinin erken teşhisini kolaylaştıracak, maliyetinide de ciddi anlamda düşüren bir teknoloji geliştirmiş. Aynen şeker ölçüm cihazına benzeyen bu alete kanınızı veriyorsunuz, kandan vücudunuzda kanser hücresi olup olmadığı ölçülüyor. Durmuş bu icad sayesinde, 1 sent’e alınabilecek bir testle yakın gelecekte herkesin evde kendi kendine kanser teşhisi koyabileceğini anlattı. Biyopsiye gerek yok – Tam olarak ne üzerinde çalıştığınızı öğrenebilir miyim? Stanford Üniversitesi’nde özellikle akciğer ve meme kanserini kandan teşhis etmeye yönelik çalışmaları tamamladık, Hücrelerdeki biyolojik değişikleri çok hızlı, basit ve düşük maliyetli bir şekilde tespit edebilen bir mikroçip teknolojisi icad ettik. Akciğer başta olmak üzere kanser teşhisinde biyopsi alınıyor. Bu ağrılı, ameliyat gerektiren ve de pahalı bir süreç. Geliştirdiğimiz manyetik mikro çip kanserli hücreyi, manyetik özelliklerine göre ayrıştırmanın yolunu buldu. Hedefim büyük sağlık sorunları için basit çözümler getirebilmek. Bu aletle her hücrenin kendine has bir manyetik özelliği olduğunu gösterdik. Örneğin, kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi, kanser hücresi ve bakteri hücresi; hepsinin kendine özgü bir manyetik hassasiyeti var. Bu ölçümler, basit bir kan testiyle kanda nadir görülen hücreleri (örneğin; kanser hücresi) ayırt etmek; hücrelerin ilaçlara ya da antibiyotiklere hasiyetini çok hisli bir şekilde taramak için kullanılıyor. Bu aleti plastik ve mıknatısları adeta “Lego” gibi bir araya getirerek kolayca üretilebiliyoruz. Çok ucuz, portatif ve kullanımı çok basit bu teknoloji, biyoloji ve tıp dünyasında farklı birçok alanda kullanım potansiyeline sahip. Bu teknolojinin en büyük uygulama alanı kanser tarama, erken tanı ve seyri üzerine. Geliştirdiğimiz manyetik mikroçip sayesinde basit bir kan testiyle milyarlarca kan hücresi arasından çok nadir görülen bu kanserli hücreleri 20 dakika tespit edebildiğimizi gösterdik. Böylelikle, biyopsiye gerek kalmadan yapmadan, yakaladığımız kanser hücrelerinin hem tipini hem de genetiğine bakıp hastada hangi mutasyonların olduğunu anlamamız mümkün olacak. Aynı zamanda, bu kanser hücrelerine karşı hangi ilaçların etkili olduğu daha çabuk saptayabileceğiz. Birkaç yıl içinde raflarda Manyetik cihaz ne zaman kullanmaya başlanacak? Tıp dünyasında böyle testlere “Sıvı biyopsi” deniyor, sıklıkla yapılabilen, gerektikçe de tekrarlanabilen daha hisli ve ağrısız bir yöntem. Böylelikle, hastaların ve hastalığın seyrinin sürekli takibini kolaylaştırıp; doğru ilaçla tedavi edilme şansını arttırabilir.  Stanford Tıp Fakültesi hastaneleriyle ortaklaşa klinik çalışmalarla geliştirdiğimiz alet deneniyor. İyi sonuçlar alıyoruz. Silikon vadisinde bir start-up aşamasındayız. Gerekli onayları aldıktan sonra, geliştirdiğimiz bu kolay ve ucuz testin, birkaç yıl içinde hastaların kolayca ulaştırılmasını sağlamak istiyoruz. 20 DAKİKADA TANI – Manyetik mikro çipin maliyeti ne kadar oldu?  1 dolar. – Biyopsi ile teşhisin maliyeti nedir?  Amerika’da 20 bin doları buluyor. – Buluşunuz neye yol açacak?  Bu alet basit bir kan testi ile erken tanı ve hastalığın seyrini kolaylaştıracak. Bu arada her hastanın kanser hücresi farklı, bu aletle aynı zamanda kandan ayrıştırılan kanserli hücrelerin hem tipine hem de genetiğine bakıp hasta da hangi değimlerin olduğu anlaşılabiliyor. Aynı zamanda da bu kanser hücrelerine karşı hangi ilaçların etkili olabildiğini anlama imkanı verdiğinden hastaya tedavi kürünün hazırlanmasında kolaylık sağlayacak. Süper bakterilere karşı – Antibiyotikler üzerinde de çalışıyorsunuz?  Bu aletin başka bir kullanım alanı ise, antibiyotik duyarlılık testinin suresini birkaç günden bir saate düşürebilmesi. İlkokulda 3 yıl boyunca idrar yolu enfeksiyonundan çok çektim. Vurulmadığım iğne, kullanmadığım antibiyotik kalmadı. Testler için de sürekli hastaneye gitmemiz gerekiyordu. O yüzden, antibiyotik direncini önlemeye yönelik bu uygulama alanı benim kişisel olarak da çok tutkulu olduğum bir konu. Hastanelerde su anda kullanılan tekniklerle enfeksiyonlar için doğru antibiyotiğin bulunması birkaç gün sürüyor, bu sure zarfında da hastalar geniş spektrumlu antibiyotiklerle tedavi ediliyor. Fakat, bu antibiyotiklerin yanlış ya da gereksiz olma riski ise yüzde 50. Ayrıca, bu durum son yıllarda herkesin korkulu rüyası haline gelen antibiyotik direncinin ve tedavi edilmez bulaşıcı hastalıkların yayılmasında en büyük etkenlerden biri. Geliştirdiğimiz bu teknolojiyle bakterilerin antibiyotiklere olan dirençlerini 1 saat içerisinde tarayabiliyoruz. Bu sayede, enfeksiyonun tedavisi için en doğru antibiyotiği bulmak için “günler süren” testleri “1 saate” düşürebiliyoruz. Bir bilim insanı olarak en büyük hayalim ve hedefim, geliştirdiğimiz teknolojilerin laboratuvar ortamından transfer edilerek direk hastalar üzerinde uygulanabilmesi, bir hastanın derdine derman olması. Uzun vadede bir yandan bilimsel çalışmalarıma devam ederken diğer yandan da herkesin ucuz ve kolay bir şekilde bu yeni teknolojilere erişimini sağlayıp, geniş kitlelere sağlık teknolojilerini ulaştırmak istiyorum Bulduğumuz test yanlış antibiyotik kullanımını azaltacak. İnsanlığın en büyük korkulu rüyası kanserden sonra antibiyotiğe dirençli süper bakteriler. Geliştirdiğimiz bu aletle aynı zamanda antibiyotik direnç testi de yapıyoruz. Alet bir saat içimde hasta için en doğru antibiyotiği tespit edebiliyor. Amacım antibiyotik direncinin dünya çapına yayılmasına engel olmak.

Türk doktor geliştirdiği teknik ile tıp literatürüne girdi.

Türkiye’nin sağlık alanındaki başarılarına bir yenisi daha eklendi! Türk doktor geliştirdiği teknik ile tıp literatürüne girdi. Türkiye’nin sağlık alanındaki başarılarına bir yenisi daha eklendi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kaplan, aort anevrizma ameliyatlarıyla ilgili geliştirdiği “Kaplan Tekniği” ile dünya tıp literatürüne girmeyi başardı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde eğitim sorumlusu olarak görev yapan Prof. Dr. Mehmet Kaplan, tıp literatürüne giren yeni tekniğin detaylarını ise şöyle anlattı:  “Kalpten çıkan aort damarının genişlemesi ile ortaya çıkan aort anevrizmalarının cerrahi tedavisinde hasta ile yapay kalp-akciğer makinesi arasındaki atardamar bağlantısı genellikle hastanın sağlam atardamarı kullanılarak gerçekleştiriliyor. Ancak yeni yöntem sayesinde sağlam atardamarlardan herhangi birini kullanmadan, bağlantıyı direkt genişleyen aort damarı aracılığı ile kuruyorum. Ameliyata başladıktan sonra hastayı soğutup, dolaşımı 30 dakikanın altındaki sürelerde durduruyoruz. Bu sırada genişleyen aort dokusunu çıkarıp, yapay aort damarı ile kalan sağlam aort dokusunu birleştiriyoruz.” Zor bir süreç Yapılan işlemin son derece zorlu bir süreç olduğuna dikkat çeken Prof.Dr.Kaplan; “Tekrar dolaşıma başlama zamanı geldiğinde kalp-akciğer makinesi ile hasta arasındaki atardamar bağlantısını kurmak için, tek dallı yapay aort damarı, yapay damara delik açmak ve hastanın atardamar sisteminin başka bir yerini kullanmak gibi seçenekleri kullanmıyoruz. Dünyada ilk kez yaptığım bir yöntemle yapay aort damarı ile sağlam aort dokusu arasındaki birleşim yerini kullanıyorum. Ameliyat sonlanma aşamasına geldiğinde ise atardamar bağlantısını, yapay aort damarı sayesinde, aort dokusu ile  birleştiriyorum. Böylece hasta ile kalp akciğer makinesi arasındaki atardamar bağlantısının yapıldığı yerde hastada herhangi bir iz kalmıyor ve hastanın kalp akciğer makinesine atardamar bağlantısı yapıldığı anlaşılmıyor” dedi.    Yeni yöntemle 4 hasta  Bugüne kadar genişleyen aort dokusu üzerinden 74 hastada kalp akciğer makinası ile hasta arasında atardamar bağlantısı kurduğunu dile getiren Prof.Dr.Kaplan; “Yeni yöntem ile son 4 hastayı ameliyat ettikten sonra hastalarımızı sağlıklı şekilde taburcu ettik. İlk ameliyat ettiğim hastanın, cerrahi işlemini tıbbi yayın yaptıktıktan sonra tekniğe soyadımı verdim. Yöntem, teknik literatüre ‘Kaplan Tekniği’ olarak girdi. Bundan sonra kalpten çıkan aort damarının genişlediği hastaların ameliyatlarında bu tekniği kullanmaya devam edeceğim” bilgisini paylaştı. 

Viagra'nın Yan Etkileri

Mavi mucizeni yan etkilerini biliyor musunuz? Viagra nın Yan Etkileri Mavi mucize VIAGRA'nın renk körlüğüne ve bunun yanında bazı insanlarda görülebilecek inme ve göz sinirlerinda hasar ve kalıcı görme bozukluklarına neden olabileceği uzmanlar tarafından açıklanmıştır. Cinsel yönden güçlü olmaya çalışırken görme duyunuzu kaybetmeyin şeklinde açıklama yapan uzmanlar insanları uyarıyor!

Yaşlanma Belirtilerinden Nasıl Kurtulunur?

Cildinizi daha genç göstermek için pahalı kozmetik ürünleri satın alıp, paranızı çöpe atmayın! Bilinenin aksine, daha güzel bir cilt için bir çok kozmik ürünü kullanmak cilde daha fazla zarar veriyor. Burada size, cildinizi taze ve genç tutmanız için pahalı olmayan yöntemler öneriyoruz. Makyaj Malzemelerine Dikkat! Güneş Kremlerini kullanabilirsiniz, pahalı olmayan bir kozmetik ürünüdür. Hergün kullanmanız gerekir. Yağmurlu, bulutlu günlerde bile. Kullandığınız makyaj malzemesinin de güneş koruyucu özelliği olmasına dikkat edin. Eğer kısa saçlıysanız, boynunuza ve göz kapaklarınızda kullanmayı unutmayın. Bilgisayar Başında Çalışanlar Dikkat! Bütün gün bilgisayar karşısında oturuyorsanız, zararlı ışıklar cildinize zarar verir. Hemen yüz masajı satın alıp, paranızı boşa harcamanıza gerek yok. Yüzünüze kendiniz masaj yapıp, cildinizde ki kan dolaşımını hızlandırabilirsiniz. Verdiğiniz küçük molalarda temiz hava almaya özen gösterin, temiz hava cildi besler. İçreğinde Omega 3 Olan Yiyecekleri Tercih Edin! Naturel bir cilt için, estetik ameliyatlara ihtiyacınız yok. Tüm ihtiyacınız Omega 3 bakımından zengin yiyeceklerde var. Balık, fındık, yumurta gibi antioksidan etkisi bulunan yiyecekler cildinizi, canlı ve taze gösterecektir.  

Meyvesinde Bulunan Alkol ile Hayvanları Sarhoş Edebilen Ağaç: Marula

Doğa'da bilmediğimiz o kadar farklı bilgi var ki... İşte onlardan bir tanesi.. Alkol içeren meyvelerini yiyen hayvanları sarhoş edebilen ağaç olan Marula ile tanıştırmak istiyoruz sizleri... İşte Marula hakkındaki ilginç bilgiler...

Evinizde Dört Mevsim Olması Şart Olan 10 Şifalı Bitki

İlkbahar ve yaz ayları da dahil olmak üzere özellikle kış aylarında ve tüm aylarda çok işinize yarayacak, hastalanma riskinizi azaltacak ve size şifa olacak 10 faydalı bitkiyi sizin için galerimizde bir araya topladık. İşte o 10 şifalı bitki!

Şizofreni Hastası Bir Kadının Kendisine Sorulmuş Sorulara Verdiği Ürpertici Yanıtlar

Şizofreni genel olarak kişideki gerçeklik algısının bozularak, gerçekliğin yorumlamasının yapılamadığı ciddi bir ruhsal hastalıktır. İşte şizofreni hastası olan bir kadına sorulan toplam 15 soruya alınan tüyler ürperten cevaplar...